İrritabl Bağırsak Sendromu (Huzursuz Bağırsak Sendromu) ; sık tekrarlayan karın ağrısı, şişkinlik, kabızlık, ishal ile kendisini gösteren yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sindirim rahatsızlığıdır. Stres ve kaygıya bağlı olarak belirtilerin kötüleşmesi, dışkılamanın ardından rahatlamama hissi veya tam boşalamama hissi gibi etkileri ile ayırt edilebilir.
Crohn Hastalığı ise ağızdan başlayarak anüse kadar sindirim sisteminde tekrarlayan iltihap ile kronik bağırsak hastalığıdır.
Bütirik asit nedir?
Bütirik asit, aslında bağırsaklarımızdaki iyi bakterilerin yediğimiz lifleri parçalarken ürettiği doğal bir yağ asididir. Aynı zamanda hayvansal ve bitkisel yağlarda da bulunur. Şu ana kadar, bütirik asidin faydalarını tam olarak anlamak için insanlar üzerinde yapılan araştırmalar oldukça sınırlı olsa da, erken bulgular oldukça umut verici.

Araştırmacılar, bütirik asidin bağırsak sağlığını iyileştirme konusunda potansiyelini keşfetmeye devam ediyorlar. Bu yazıda, bütirik asidin olası faydaları hakkında şu ana kadar elde edilen bilgileri bulabilirsiniz.
Bütirik asit, aslında kısa zincirli yağ asitlerinden (SCFA) biri olup; asetik asit ve propiyonik asit ile birlikte bağırsaklarımızdaki en yaygın üç SCFA’dan biridir. Bu üç yağ asidi, bağırsaktaki SCFA’ların %90-95’ini oluşturur. SCFA’lar, bizim için faydalı olan dost bakteriler tarafından liflerin parçalanması sırasında oluşan doymuş yağ asitleridir.
Bütirik asidin en büyük sağlık faydalarından biri, kolon hücrelerimize enerji sağlamasıdır. Aslında, bütirik asit kolon hücrelerinin enerji ihtiyacının yaklaşık %70’ini karşılar.
Bütirik asit, bazı yerlerde bütirat ya da bütanoik asit olarak da bilinir.
Bütirik asidin faydaları nelerdir?
Muhtemelen lif yemenin sindirim sağlığınız için ne kadar önemli olduğunu duymuşsunuzdur. Lif tüketmenin bağırsak sağlığını iyileştirmesinin nedenlerinden biri de, kolonumuzun daha fazla bütirik asit üretmesine yardımcı olmasıdır. Bazı araştırmalar, bütirik asit takviyelerinin, irritabl bağırsak sendromu (IBS) ve Crohn hastalığı gibi rahatsızlıklar için bir tedavi seçeneği olabileceğini öne sürüyor.

Bir araştırmada, IBS’li 66 kişiye 4 hafta boyunca günlük 300 miligram sodyum bütirat veya plasebo verilmiş. Sonuçlarda, bütirik asit grubundaki kişiler önemli ölçüde daha az karın ağrısı yaşamışlar.
Başka bir çalışmada ise, Crohn hastalığına sahip 13 kişiye 8 hafta boyunca günde 4 gram bütirik asit verilmiş. 8 hafta sonunda, hastaların 9’u semptomlarında belirgin bir iyileşme olduğunu bildirmiş.
Kolon kanseri ve Bütirik Asit

Bütirik asidin kolon kanserini önleyip tedavi edebileceği üzerine yapılan araştırmaların çoğu hayvanlar ve hücre kültürleri üzerinde yapılmış. Bir çalışmada, sodyum bütiratın kolorektal kanser hücrelerinin büyümesini engellediği bulunmuş ve aynı çalışmada hücre ölüm oranlarının arttığı gözlemlenmiş.
Araştırmacılar, daha fazla lif tüketmenin bağırsaklarımızdaki bütirik asit üretimini artırabileceğini ve bunun da kolon kanseri riskini azaltmada faydalı olabileceğini söylüyorlar. Fakat, bunu kesin olarak anlayabilmek için daha fazla insan üzerinde yapılan çalışmalara ihtiyaç var.

İnsülin hassasiyeti
Tip 2 diyabetli insanlar genellikle bağırsaklarında düşük miktarlarda bütirik asit üreten bakterilerin güvenilir kaynağına sahiptir.
Hayvan çalışmaları, diyet lifi alımının artmasının insülin duyarlılığını iyileştirebileceğini ve obezite riskini azaltabileceğini göstermiştir.
Bununla birlikte, bu noktada, insanlarda artan bütirik asidin insülin duyarlılığı üzerinde aynı etkiye sahip olduğunu gösteren sınırlı kanıt vardır.
Bütirik asit hangi gıdalarda bulunur?
Vücudunuzdaki bütirik asidin çoğu, bağırsaklarınızda yaşayan bakteriler tarafından üretilir. Yiyeceklerdeki bütirik asit miktarı ise, bağırsak bakterilerinin ürettiği miktara kıyasla oldukça düşüktür.
Diyet bütirik asit aşağıdaki gıdalarda bulunur:
Inek sütü, tereyağı, koyun sütü, keçi sütü, anne sütü |
Parmesan peyniri |
Kırmızı et |
Bitkisel yağlar |
Lahana turşusu |

Tereyağı, bütirik asidin en iyi diyet kaynaklarından biridir. Tereyağındaki doymuş yağların yaklaşık %11’i, kısa zincirli yağ asitlerinden (SCFA) oluşur ve bu SCFA’ların neredeyse yarısını bütirik asit oluşturur.
Ayrıca, bütirik asidi takviye olarak da alabilirsiniz. Sodyum bütirat, bu takviyenin en yaygın formlarından biridir. Ancak, şu an için bütirik asit takviyelerinin tam olarak hangi faydaları sağladığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Bu konuda artıları ve eksileri doktorunuzla konuşarak değerlendirmeniz önemlidir.
Diyet lifi alımınızı artırmak, bağırsaklarınızdaki bütirik asit miktarını artırmanın başka bir yoludur. Bağırsaklarınızdaki bakteriler, vücudumuzun sindiremediği dirençli nişastalarla beslenirler. Bu dirençli nişastaları meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sebzeler gibi gıdalarda bulabilirsiniz. Aşağıdaki tabloda bu gıdalarla ilgili daha fazla bilgi bulabilirsiniz:
Bu dayanıklı nişastaları meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sebzelerde olarak bulabilirsiniz, aşağıdaki tabloda yer almaktadır;
Enginar | Elma |
Sarımsak | Muz |
Soğan | Kayısı |
Kuşkonmaz | Havuç |
Patates | Yulaf kepeği |
Ne kadar bütirik aside ihtiyacınız var?
Şu anda, ne kadar bütirik aside ihtiyacınız olduğuna dair herhangi bir kılavuz yoktur.
Lif alımınızı artırmak, bağırsaklarınızdaki bütirik asit miktarını artırmak için en iyi strateji olabilir. En zengin gıda kaynakları bile, bağırsak bakterilerinizin yarattığı miktara kıyasla bu yağ asidinden nispeten az içerir.
#irratablbağırsaksendromu #ibs #crohn hastalığı #sağlıklıbeslenme
Beslenme Uzmanı Selin Eker 🌿